18 Temmuz 2014 Cuma

KIBRIS GEZİSİ

“Yolculuk yine nereye” dedi arkadaşım. Hafifçe gülümsedim. "Yine" derken... Bir diğeri “Amma çok gezdin” dedi. Gülümsedim. “Çok” derken..

Ne mutlu bana ki, Rabbime binlerce şükür ki genç yaşımda ve sağlığımda yeni yerler görebiliyorum. Benim gibi kaç insan vardır diye merak etmeden duramıyorum. Dilerim bir gün bir yerde hepsini tanır ve hepsiyle tatiller yaparım. Onca seyahati Kıbrıs notlarım ile başlatıyorum. Kendime bir söz verdim. Cape town’ dan New York’a, Punta Cana’ dan Tokyo’ ya hatırladığım ve gideceğim her seyahatimi bölümler halinde yazacağım. Belki sizlere ufacık da olsa bu seyahat notlarım ile bir faydam olur.

Haydi başlayalım: Temmuz kızıyım ben. Aslan burcuyum. Zevkliyimdir, organizasyonlar benim işimdir. Her şeyin en iyisi, en kalitelisi olması için çaba sarf ederim ve hem kendimi hem de yanımdakileri mutlu etmek isterim. Yüzlerindeki gülümsemeyi görmek her şeye bedeldir bu hayatta. Bu yapım tabi ki tatillerime de yansır. O ülkeye, o şehre gitmeden önce seyahatlerimi çoktan tamamlamış olurum. İnternet açılır, tatil dergileri karıştırılır, gidenlere danışılır, www.youtube.com bakılır, www.tripadvisor.com araştırılır ve en iyi konaklama, en iyi restoran, en önemli gezilecek yerler listesi uçağa binmeden önce muhakkak çıkmıştır. Karış karış google maps’ ten yerler bulunmuştur. Valiz 'e bile 1 hafta önceden başlamak gibi muhteşem bir potansiyelim vardır. Tabi tüm bunlar benim planladığım seyahatler için geçerlidir.
Peki seyahatim sürpriz bir seyahat ise ?

Doğum günüm yaklaşırken kardeşim ablasına muhteşem bir jestle kıbrıs seyahati hediye etti. En son açılan Nuh'un gemisi' ne gidecektik ETS tur ile. Sabah THY'nin 07:15 uçağıyla mis gibi bir yolculuktan sonra kıbrıs’ ta beni bekleyen ETS aracına bindim. Yol evet biraz uzun. Nuh'un gemisi bafra bölgesinde. Kıbrıs'ı da gezelim, balık yiyelim, turistik yerlere gidelim diyorsanız iki seçenek tavsiye edebilirim. Kıbrıs'ın deneyimli araç filolarından biriyle uygun fiyattan anlaşabilirsiniz ya da merkeze yakın otelde kalabilirsiniz. Aksi halde taksiler çok pahalı gelebilir. Bunu aklınızda tutun.

Gelelim 1 saatlik yolculuğuma. Sayesinde hiç sıkılmadığım, şimdilerde sadece ETS tur için çalışan şoförümüz Özcan Karabağlı bize adeta bir tur rehberi gibi kıbrıs' ı anlattı. Önümüze çıkan meşhur beş parmak dağlarıyla başladık sohbete. Halk arasında bir elimizde bulunan beş parmağa benzediğinden dolayı, beş parmak dağları deniliyor. Hemen sonrasında 1974 kıbrıs harekatı’ nda adaya ilk çıkan Şehit Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu’nu andık. 450m ye 225 m olan dağdaki bayrağımız dünyadaki en büyük boyanmış ve ışıklandırılmış bayrakmış, gurur duydum.

Kuzey Kıbrıs’ta gezeceğiniz göreceğiniz yerler; Lala Mustafa Paşa Camii, adadaki en önemli Osmanlı eseri olan Büyük Han, at nalı şeklinde inşa edilmiş olan tarihi Girne Limanı, Kantara Kalesi, Girne Kalesi, Batık gemi müzesi, gotik mimari eseri olan Selimiye Camii, 74 harekatından kalan Tank, Hz Ömer Tekkesi, 1873 yılında Kıbrıs’a sürgün edilen ünlü şair Namık Kemal’ in affından sonra restore edilen Namık Kemal Zindanı, muhteşem bir sahile sahip mayonuzu alıp günübirlik huzur bulacağınız hatta deniz kaplumbağalarını göreceğiniz Altın Kumsal ve Bellapais manastırıdır.

Peki Kıbrıs’ta ne yiyebiliriz derseniz ? Tabi ki Hellim Peyniri ve dünyaca ünlü Kıbrıs patatesi, pirohu, şeftali kebabı, babutsa, molehiya, ceviz macunu keşfedilmesi gereken tatlardır. Şoförümüz Özcan bey bu güzel sohbet ve bilgilendirmeden sonra bizi otelimize bıraktı.

“Bu da nedir?” dediğim o an.. Otelin ön görüntüsünü hayır sevmedim, buzul görüntüsü vermişler. Benim bakış açımla beyaz çok çiğ durmuş. İçeri girdiğinizde güzel bir karşılama eşliğinde tamamen camekan ile çevrelenmiş lobi oturma bölümünün sıcağından “imdat odamı verin” sinyalleri gelmeye başladı beynimden. Hiç bekletmediler. Üç odamızı da hemen verdiler. Otelde otel odası ve villa odası diye iki çeşit oda tipi var. Biz restoran yerine denize yakın olmayı tercih edip villa seçmişiz. Villa odalarının şahı olan odayı kardeşimin torpiliyle bana verdiler. Havuza, denize, deniz feneri görüntüsündeki diskoya, otele, yeşile, maviye, huzura hakim muhteşem bir odam oldu. Terasım L şeklinde ve kocamandı. Villaların en iyi odasını talep edin gittiğinizde hatta size kopya vereyim: İlk iki rakamı “24” . Yerleştikten sonra toplanıp denize koştuk. Otelde “bedava wifi” sadece pastane ve plaj kafe’ sinde çekiyor. Her metrekare’de kullanayım derseniz günlük 20 TL gibi uygun bir meblağ ödersiniz. Otel öyle büyük bir araziye yayılmış ki sanırım wifi problemi bu yüzden yaşanıyor desem de 5 yıldızlı Nuh’un gemisi lütfen bu durumu çözmeli. Dileyen meşhur Turkcell paketlerimizden de kullansın tabi..

Gelelim yemek konseptine; 3 öğün açık büfeden oluşan ana restoran’ a her girişimizde “o halde püre yiyelim” diyerek birbirimizle dalga geçmeye başladık. Kıbrıs ve patatesleri bu kadar şöhret yapmışken bol patatesli bir açık büfe neden olmasın değil mi? Biz üç tam gün oradaydık ve yemekler özellikle zeytinyağlılar her gün her öğün kendini tekrarladı. Dördüncü gün kesinlikle dayanamazdım. Tatlılardan fırın sütlaç’ ı sakın kaçırmayın. Yemek esnasında içecekler bedava. Gazlı içecekler hep tam kıvamında geldi. Yemek işi damak tadına göre değiştiği için büfenin kendini tekrarlaması dışında lezzet ile ilgili yorumları kişiye özel bırakmalıyım. Herhangi bir öğünü kaçırıp plaj kafesinde ya da oda servisiyle ücretli olarak her zaman telafi edebilirsiniz. Ayrıca otelin ortasında hafif içe dönen bir meydanı var. Burada pub ve pastanesi var. Ücretli olarak yararlanıyorsunuz. Akşamları bilardo için çok keyifli bir mekan. Hemen yanında çocuklara özel yuva da yapılmış. Otelde türlü aktiviteler var. Plaj volleybolu, okçuluk, su topu, dans, su kaydırakları ve akşam animasyonlara katılabilirsiniz.

Bizim gittiğimizde Serdar Ortaç çıktı. Kendisine edilen hakaretlerden muzdarip her şarkı arasında sağlığını ve şikayetlerini paylaştı. Eski Serdar ile alakası yoktu. Gerçekten çok keyifsizdi. Allah şifa versin. Hepimiz insanız ve beddua edilirse döner gelir kişinin kendisini bulur. O gece nostalji Serdar parçalarıyla kendimizi eğlendirdik. Ayrıca aktiviteler arasında otelin güzellik merkezini de saymalıyım. Şık bir yer yapmışlar. Biz yaz ortası deniz kum güneş için gittiğimizden spa’ dan yararlanmadım. Yorumu orayı değerlendirenlere bırakıyorum. Plaj için havlularınızı kart ile alıyorsunuz. 1 kart 1 havlu. Bende 1 kart 2 havlu

Sahilde özellikle iskele tarafını güneşlenmeniz için tavsiye ederim. Yağlı bir şekilde kuma bulanmazsınız, beylerin gürültülü top oynayışlarını duymazsınız ve sığ olan denize rahatlıkla iskeleden girersiniz. İçecek sipariş etmek için şemsiye altlarındaki düğmeye bastınız mı çalışanlar hemen yanınızda. Havuz bölümünde ise çok güzel düşünülmüş olan üst platformda suyun içinde şezlonglarda güneşlenebilirsiniz. Daha da güzeli su içindeki havuz barıydı. Kahvenizi ya da kokteylinizi keyifle su içinde oturup içmenizi tavsiye ederim. Tabi sıcaklarda farkında olmadan üşütmelere önem verin ! Dikkat çekmek istediğim bir husus da bu otelde yemek için shuttle yok. Olmaz, böyle büyük bir arazide plaj-restoran arası “shuttle” sız olmaz. Keyfimize düşkünüz biz Türk insanı hatta tembeliz. Shuttle yoksa hamak var. Ara duraklar belirleriz o halde.Ayrıca diğer otellerde shuttle var.

Ben casino’ ya gitmedim. Kardeşim ve arkadaşları diğer Kıbrıs otellerine kıyasla tutmadıklarını söylediler. Elçiye zeval olmaz. Ve 3 günümüzün sonuna geldik. Kendi ayarladığımız özel aracımızla havaalanının yolunu tuttuk. Ve tabi ki pasaporttan geçtikten hemen sonra alt kattaki market bölümünden vazgeçilmezim olan “hellim peyniri” ve “ otlu sarımsaklı Kerrygold tereyağlarımı” alıp evime, kedilerime kavuşmak üzere THY 20:30 uçağıma bindim. Ve bir yolculuğun daha sağlıkla huzurla mutlulukla sonuna geldik.